Bugun...
Reklam
Reklam
Kuzey Kore'deki darbeyi kim yaptı?

Şinasi Alpago Seul Günlüğü
sinasi.alpago@gmail.com
facebook-paylas
 


Türkiye ve Güney Kore’nin kardeş ülke olma özelliği darbelerine de yansımış. Türkiye ile Güney Kore’de darbeler hemen hemen benzer tarihlerde olmuş. Lakin Güney Kore halkı askeri darbelerden bıkmış, 1989 yılında büyük gösteriler yaparak darbe yönetimine son vermişlerdi. Buna rağmen Türkiye’de darbeler durmak bilmedi. Hatta Türkiye’de başarısız darbe girişimleri günümüze kadar bile devam etti. Başarılı darbeleriyle Türkiye, Güney Kore ile kardeşken, başarısız darbeleriyle Kuzey Kore ile mi kardeş acaba?

“Darbe ve Kuzey mi Kore?” diye tepki verenler gözümde şekillenir oldu bir an. Evet, yalnış duymadınız, Kuzey Kore’de şimdiye kadar bir çok başarısız darbe girişimi oldu. Bu girişimler, ya dış dünyada çok geç duyuldu, ya da duyuldu ama farklı ambalajlar içindi duyuldu. Mesela geçen yıllarda infaz endilen enişte ne ile suçlandı zannediyordunuz? Toplantılarda uyukladığı gerekçesi ile mi? Enişte Jang Sung-taek, Hong Kong’da sürgünde olan ‘Abi Kim’i tahta oturturak darbe yapmaya çalıştığından dolayı infaz edildi. Bunun dışında soğuk savaş döneminde de 90’lı yıllardan sonra da bir çok darbe girişimi oldu Kuzey Kore’de. Bir andan neden Kuzey Kore’deki darbelere ilgi duydum diye merak ediyorsanız hemen cevap vereyim; geçen gün izlediğim bir filmden dolayı. Şu an gişe rekoru kırma yolundan ilerleyen ‘Çelik Yağmuru’ adlı film, Kuzey Kore’deki olası bir darbe girişimini konu alıyor.

Film, Kuzey Kore’nin askeri istihbarat birimi olan ‘Genel Keşifler Bürosu(정찰총국)’ Başkanı Ri Te-an ve sağlık sorunları nedeniyle emekliye ayrılan başarılı bir operasyon ajanı Eom Chul-woo’nun konuşması ile başlıyor. Başkan Ri, Muhafız Kuvvetleri Komuntalığı(호위총국) Başkanı Park Gwang-Dong ve Devlet Güvenlik Birimi(국가안전보위부) Başkanı Kim Doo-won’un Çinli üst düzey yetkililer ile yaptığı görüşmelerin resimlerini Eom’a gösterir ve bu ikilinin Çin destekli bir darbe girişimi içinde olduğunu söyler. Ri, darbe tarihini bildiklerini söyleyerek, tam delil olmadan durumu yoldaş Kim Jong-un’a rapor etmeleri durumunda olabilecek tehlikelere dikkat çeker. Uzun yıllar beraber çalıştığı Ri Eom’a  durumun ciddiyetini anlatıktan sonra, darbeyi engellemesi için bu iki üst düzey Kuzey Koreli yöneticiyi ortadan kaldırmasını emreder. Böylelikle ‘Cumhuriyeti darbeden kurtaran kahraman’ olacağını söyler.

Eom ise neden kendisini seçtiğini sorar. Ri’nin cevabı ise çok manidardır: “Bunların birinin elinde Pyongyang’daki askeri birlik var, diğerinin elinde ise emniyet var. Bizim birimden birini görevlendirsem ve yakalanırsa, iç savaş çıkar. Ordu ile emniyetin karşı karşıya gelme ihtimali var. Sen ise şu an bir sıradan vatandaşsın.”

Bu arada Kuzey Kore’deki devlet birimlerini bilmeyenler için not düşülmesi gereken bir durum var. Muhafız Kuvvetleri Komuntalığı, Kuzey Kore’nin askeri birlikleri içinde sayılsa da, direk Kuzey Kore Milli Güvenlik Konseyi Başkanı’na yani Kim Jong-un’a bağlı. Başkent Pyongyang’taki tek silahlı güç olan Muhafız Kuvvetleri Komuntalığı’nın bir amacı var, o da lider Kim’in güvenliğidir. Osmanlı’daki bostancı birliğinin İstanbul’a genişletilmiş hali gibi düşünülebilir. Devlet Güvenlik Birimi(SSD) ise Kuzey Kore’nin istihbarat örgütü. İçişleri Bakanlığı’na bağlı olsa da bu birimin başkanı direk ülke lideri tarafından atanır. Emniyet’e bağlı gibi görünse de emniyet kuvvetleri bu birimin emrindedir.

Darbe öncesi gece, başkent Pyongyang’da Devlet Güvenlik Birimi Başkanı Kim bir trafik kazası ile ortadan kalkar. Tüm bunlardan habersiz Kim Jong-un ise darbenin olacağı gün, Güney Korelilerin boşaltığı endüstri bölgesini Çinlilere devretme töreni için başkenti terketmiş, Güney Kore sınırındaki Keasong şehrine gelmiştir.

Törene Muhafız Kuvvetleri Komuntalığı Başkanı Park’ı vurmaya gelen Eom Park’ı göremez. Tam burada sıra dışı bir olay patlak verir. Çinli devlet yetkilileri ile iş adamları tören alanına gelmesine dakikalar kala tören alanı Güney Kore tarafından gelen, ABD yapımı misket bombaları ile bombalanır. Tören alanından uzakta pusuda bekleyen Eom, bombalanmadan etkilenmez ama neye uğradığına da şaşırır. Bu sırada Ri, Eom’u arar. Bir aksilik olduğunu, Park’ın planını değiştirirek Keasong’a gelmeyip başkentte yönetimi ele geçirdiğini ifade eder, ve Eom’u bir an evvel Pyongyang’a çağırır. Eom Pyongyang’a gitmeye hazırlanırken, tören alınına müdahil olmaya gelen Kuzey Koreli askerlerin bir yandan sağ kalanları öldürürken, diğer yandan Çinlilere “Emperyalist Amerika, kukla Güney ile bir olup halkımızı katletti” diye durumu rapor ettiklerini görür. Bir şeylerin ters gittiğine kanaat getiren Eom, tören alanında Kim Jong-un’u yaralı görünce, onu gizlice bir Çinli iş adamının arabasına bindirir ve Çinlilerin konvoyuna takılır. Diğer yandan Çinlilere darbe olduğu istihbaratı gelince, başkent Pyongyang’a gitmek yerine güvenli olan Güney Kore’ye gitmeye karar verirler. Böylelikle yaralı Kuzey Kore lideri Kim Jong-un da konvoyla beraber Güney Kore’ye giriş yapmış olur.

İşte bu noktadan sonra ilginç olaylar patlak verir. Özel bir telsiz sayesinde Ri ile görüşen Eom, son durumu aktarır. Ri ise eğer Lider Kim’i sağ bir şekilde başkent Pyongyang’a geri getirirse, Park’ın darbesinin sona ereceğini söyler. Fakat bu görüşmeden sonra Kim Jong-un tedavi gördüğü klinik Kuzey Koreli ajanlar tarafından saldıraya uğrar. Lider Kim’i bu saldırıdan kurtaran Eom, en sonunda yakayı Güney Koreli emniyet birimlerine verir. Sorguya alınan Eom, başına gelenleri yalan katmadan anlatır ve bir an evvel Liderlerinin tedavi edilip Kuzey tarafa geçmesi gerektiğini söyler. Darbeyi yapanların, Güney Kore tarafından bir misket bombası saldırısına uğradıkları konusunda halkı ikna ettiklerini söyleyen Eom, darbenin bastırılmaması durumundan yeni bir ‘Kore Savaşı’nın çıkacağını söyler.

Fakat Güney Korelilere gelen istihbarat tam ters yöndedir. Eom’un yalan söylemediğine kanat getiren Güney Koreli yetkililer de durumu çözemezler. Eom ile Güney Koreli yetkili Gwak arasında enfes bir diyalog geçer:

Gwak: Bir ülkede darbeyi kim yapar?

Eom: Asker. Ama sizin devlet başkanınızı öldüren(*1979 suikastı) istihbarat başkanı değil miydi?

Gwak: Evet öldürmeyi başardı. Ama darbe yapamadı. Darbeyi yine ordu yaptı.

Eom: Park’ın elinde başkent ve emniyet var.

Gwak: Ama, ordu’ya karşı gelemez.

Film bu noktadan sonra darbeyi kimin yaptığı ve Lider Kim’in güvenli bir şekilde Kuzey Kore’ye geçirilmesi üzerine kurgulanıyor. Daha fazla bilgi verip tadını kaçırtmayaym. Film, bir darbe sırasında ülkedeki sistemin nasıl çöktüğünü göstermesi adına bir çok güzel sahne içeriyor. Ayrıca Güney-Kuzey Kore ilişkilerindeki ABD-Çin-Rusya-Japonya'nın etkisini göstermesi yönüyle de tam bir diplomasi filmi. Denk gelirseniz kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim.



Bu yazı 990 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



1 + 9 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER

Güney Kore denince akla ilk hangi marka geliyor?


SON YORUMLANANLAR HABERLER
YUKARI