Bugun...
Reklam
Reklam
Kore Halkı unutmaz, iyiyi de kötüyü de

Şinasi Alpago Seul Günlüğü
sinasi.alpago@gmail.com
facebook-paylas
 


Kore Halkı, savaş yıllarında başta Türkiye olmak üzere yardıma gelen ülkeleri unutmayıp her defasında bu vefa borcunu ödemeye çalışan hakikatli bir halk. Ama aynı ölçü de kendisine yapılan kötülükleri de kolay kolay unutmaz. Bunun örneklerini tarih sahnesinde görmek mümkün. Aslında Kore tarihinde yaşanan olaylar, o kadar ilginç ve sıra dışı ki, söz konusu olayları sadece Uzak Doğu denen bölge içinde değerlendirmek de imkansız. Din, dil, ırk kavramları aşarak insanoğluna miras kalan bu olaylardan bir tanesini paylaşmak istedim. Böylelikle Halk denen olguya bakış açımızıa yeni bir boyut kazandırmış olacak.

Milli marşın yazarı olmasa da Kore’nin ‘M. Akif’i diyebileceğimiz şairi Kim Gu, 1949 26 Haziran’da bir suikasta kurban gider. Fakat halk kahramanı olan bu şairi kim, neden öldürsün ki? Kim Gu sadece bir şair, halk kahramanı değil, bir çok halk kahramanın da hocasıdır. Bu yüzden Kore Halkının gözünde o hem bir yaşayan efsane hem de ‘Hoca’dır.

Kim Gu

Koreli halk kahramanı Kim Gu’nın ölmeden bir kaç ay önce çektirdiği resimlerden biri.

Kim Gu’nun en büyük özelliği o yıllarda Güney Kore’de Devlet Başkanı olanRhee Syng-man’a alternatif olacak tek isim olmasıdır. Kim Gu, 1948 yılında ülkenin bölünmesine engel olmak amaçlı komunist lider Kim İl-sung’u ikna etmek için Kuzeye geçtiğinde her ne kadar anti-komünist tabandan tepki görse de, şair yönü, bağımsızlık hareketindeki rolü ve karizması ile Rhee’nin en büyük rakibi olmaya devam ediyordu.

Suikastı gerçekleştiren kişi sonunda yakalanır. Fakat katilin kimliği açıklandığında Kore Halkın tepkisini çekecek bazı gerçekler gün yüzüne çıkar. Kim Gu’yu öldüren Ahn Doo-hee, Rhee’nin kurdurduğu gençlik derneklerinin birinde görevlidir. Her ne kadar Ahn, Kim Gu’yu Kuzeye geçerek komünistlerle iş birliği yaptığı için öldürdüğünü ifade etse de,  Kore Halkı buna ikna olmaz, çünkü Kim Gu’nun komünistlerle işbirliği yapacak biri olmadığını, oraya sadece vatanın bölünmesine engel olmak için gittiğini bilir.

Hapishaneye atılan Ahn’ın bahtı,  Kim Gu’yu öldürdükten yaklaşık bir yıl sonra, 25 Haziran 1950’de patlak veren Kore Savaşı ile açılır. Kuzey Kore’ye karşı koymak için koyu anti-komünist tabandan subaylara ihtiyaç duyulduğundan dolayı, savaş yıllarında hapishaneden çıkarılan Ahn, küçük bir birliğin başına getirilir. Savaş sırasında elde ettiği başarılardan dolayı terfi eden Ahn, 1953 yılında savaş bittiğinden binbaşı olur. Savaştan sonra yaşamına artık orduda devam eden Ahn’ın önüne Halk engeli çıkar. Bir kahramanı öldüren katilin orduda ne işi var diye tepki gösteren Kore Halkı, Ahn’ın hakkettiği cezayı bulmasını ister. Kore Savaşı’ndaki başarılarından dolayı hakkındaki soruşturma düşse de, tepkilerden dolayı ordudan ayrılmak zorunda kalır. Fakat onu bu suikasta yönlendirenler, onu yalnız bırakmaz. Ahn, artık orduya gıda tedarik eden bir imalathane sahibidir. Gangwon taraflarından imalathanesi, hazır müşterisi ve cennet bahçeli evi ile paşalar gibi yaşayan Ahn’ın keyfi yine Halktan dolayı bozulacaktır.

Her ne kadar kendi döneminde bir çok katliam gerçekleşmiş olsa da, Rhee hala saygınlığı koruyor.

Her ne kadar kendi döneminde bir çok anti-demokratik uygulamalar gerçekleşmiş olsa da, Rhee Kore’ye demokrasiyi getirmesi ile bilinir.

1960’da Kore Halkı, demokrasiden uzak olan yönetimden bıkmıştır artık. 15 Mart seçimlerine hile karışması bardağı taşıran son damla olmuştur. Seçimdeki oyların oy veren sayısından fazla olmasına ayaklanan Masan Halkına devletin cevabı sert olunca, olaylar büyür ve başkent Seul’e taşar. 19 Nisan’da başlayan Seul’deki gösteriler bir kaç gün sonra çığırından çıkar. O kadar ki, ilk okul öğrencileri bile ‘Özgürlük istiyoruz’ ‘Syng-man İstifa’ diye bağırarak, Meclis ile Devlet Başkanlık Sarayı arasında mekik dokuyan göstericilere katılırlar. 26 Nisan sabahı artık kesin bir çözüm görmek isteyen Kore Halkı, ilk önce Devlet Başkan Yardımcısı Lee Gi-bong’un evini basarlar. Lee, çoktan askerlere sığınmıştır. Halk da nefretini evden çıkarır.

Evi yıktıklarında aldıkları cesaretle gaza gelen Halk, o zamanlar bizim ‘Kızılay Parkı’ görevini gören ama şimdi sadece turistlik bir bölge olan Namsan Parkı’na yönelirler. Lee’nin evini yıktıkları gibi Devlet Başkanlık Sarayı’nı yıkacak halleri yoktur. Fakat Rhee’ye güzel bir mesaj vermenin yolu vardır; Rhee’nin parktaki devasa heykelini yıkmak. Öğleden önce parktaki heykeli yıkan Koreli Halk, Rhee’ye kesin bir şekilde yönetimden uzaklaşmasını dayatırlar. Öyle ki, Devlet Başkanlık Sarayı’na giden yolda artık polisler Halktan kaçmaya başlamıştır. Öğleden sonra Rhee istifa eder, ve bu olay ‘19 Nisan İhtilali’ diye tarihe geçer. Kanlı Çarşamba, bir hafta sonra ‘İhtilalli Çarşamba’ya döner.

Tekrar Ahn’a gelecek olursak Kore Halkı, ihtilalden bir kaç ay sonra Kim Gu’nun ölüm yıl dönümü olan 26 Haziran’da mezarı başında toplanmıştır. Artık Rhee de olmadığı için o yılki anma törenleri daha anlamlı geçer. Fakat herkesin aklına Ahn Doo-hee gelir. Kore Halkı kendince geç kalmış bir adaletin yerini bulması için Gangwon taraflarına yönelir. Fakat Ahn, kendi halkını iyi tanıdığı için bir kaç ay evvelinden sırra kadem basmıştır. Ahn’ın evine gelen Halk, onu bulamayınca deliye döner. Ne imalathane, ne ev ne de o bahçesinden geriye bir iz kalmaz. Halkın oradaki o öfkesi şimdilik Ahn’ın evini ve ekmek teknesini yok etmiştir.

Kim Gu’yu sevenler artık kendileri Ahn’ı bulmaya adamışlardır. Ve bir kaç ay sonra onu yakalarlar. Güvenlik güçlerine teslim edilen Ahn için beklenilen adalet o zaman da gelmez. Hali hazırdaki yasalarla Kim Gu suikastı üzerinden tekrar yargılanması imkansızdır. Ahn’ın hapishanedeki bu belirsiz yaşamına 1961’de meydana gelen 16 Mayıs Darbesi can suyu olur. Darbeciler, Ahn’ı salıverir, ve Ahn eskisi gibi kalburüstü olmasa da, en azından özgür bir yaşama tekrar kavuşur. Artık 60’lı yaşını devirmeye başlayan Ahn’ın keyfi, 1987 yılında tekrar Koreli Halk tarafından, yine bir Haziran ayında bozulur.

Bu seferde 27 yıldır süren askeri yönetimlerden bıkan Kore Halkı, büyük gösterilere başlar. Her türlü baskıya direnen halk, 1987’de Haziran ayında hedefine ulaşır. Sivillerin insiyatifinde yeni bir anayasa yapılır, ve siyasetteki askeri vesayet kalkmaya başlar. Tabi Ahn’un üzerindeki askeri koruma kalkanı da kalkar. Artık Ahn’ı koruyacak olan tek şey yasalar ve Korelilerin örfleridir.(Koreliler yaşlılara karşı çok saygılıdırlar. Bu yazıyı yazıdığım şu saatlerde Sollal Bayramı vesilesi ile bir çok Koreli, yaşça büyükleri karşısında secde ediyordur.) Fakat 1949’da 72 yaşındaki Kim Gu’yu koruyamayan yasalar ve Korelilerin örfleri, Ahn’ı da koruyamadı. Ahn için, ayda bir kaç kez yoldan geçen bazı Kim Gu sevenleri tarafından dayak yemek olağan hale gelmiştir artık. Her dayak atan ise ‘Git polise itiraf et, Rhee azmettirdi diye!’ diye baskı yapar. Fakat Ahn duruşunu değiştirmez, aksine bu yeni çileli yaşamına çözüm arar. İsmini bir kaç kez değiştirmek zorunda bile kalır. Hatta yurt dışına iltica baş vurusunda da bulunur. Fakat Koreli Halkın hafızasına kazınan bu yüzün silinmesi o kadar kolay olmaz. Memurlar bile yurt dışına çıkmasına engel olur.

Ahn Doo-hee, başına aldığı darbe ile 69 yaşında yaşamını yitirdi.

Ahn Doo-hee, başına aldığı darbe ile 69 yaşında yaşamını yitirdi.

Ahn’ın hazin hikayesi ise 1996 yılında sona erer. Tayini Seul’e çıkan bir otobüs şoförü, kendisince geç kalmış bir adaletin peşine düşer. Üzerinde ‘Adalet Değneği’ yazan sopasıyla Ahn’ın evine giden Kim Gu aşığı şoför, 69 yaşındaki bu yaşlı adamın yaşamına bir sopa darbesi ile son verir. 3 yıl kadar ağır hapis cezasına çarptırılan bu şoför ise yaklaşık 2 yıl sonra Devlet Başkanı Özel Affı ile beraat eder. Ahn’ın bu şekilde ölmesi hakikaten üzücü. Yasalar dışında gerçekleşen tüm cezalandırmalardan hiç haz almam, hatta korkarım. Bu hikayede aktarmak istediğim şey, Halkın nefret hisleri ile doldurulduğunda bunu hiç unutmuyor olması. O yüzden siyasilerin Halkı nefretle doldurmaktan son derece itina etmesi gerekir. Çünkü Halk unutmuyor, ve bir şeyi unutmayan Halkın nerede ne yapacağı belli olmuyor.



Bu yazı 1314 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



2 + 3 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER

Güney Kore denince akla ilk hangi marka geliyor?


SON YORUMLANANLAR HABERLER
YUKARI