Bugun...
Reklam
Reklam
Issız adaya düşenlere teselli mektubu

F. Betül Salmanoğlu Kore'den Notlar
koredennotlar@gmail.com
facebook-paylas
 


Issız bir adaya düştüğünüzde (bir kere de anket cevaplar gibi değil, gerçekten düştüğünüzü hayal ediverin!) disiplinli gümrük şartlarına binaen, sadece üç şey yanınıza alma hakkı verilse... Ne alırsınız? Issız adayı tatil fırsatı gibi görenler “Wifi! Wifi! Wifi!” demeden önce hemen bir uyarıda bulunayım. Ömrünüz de üç ay kalmış! Da- da- da- dam!

Üç günlük dünyada üç aylık bir ömür? Uzun mu geldi? Peki görüyorum ve arttırıyorum. Bildiğiniz, gördüğünüz, kısacası yaşadığınız her şey koca bir yalanmış! Truman Show’daki gibi, size sahte bir hayat yaşatmışlar. Tanıdığınız herkes sahte. Sahip olduğunuz her şey gibi... Sanırım bu sonuncusuyla artık biraz keyfiniz kaçmıştır.

Siz, “Wifi’sız ıssız adalara düşeydim keşke” diyene kadar arttırabilirim. Ama insafa geliyor ve olur da bir gün ıssız adaya düşerseniz, yanınıza alabileceğiniz üç şeyden bahsetmek istiyorum; (ilk defa düşecekler için...)

Birincisi, ‘Sağlık’: Çoluk çocuk bilmez, bu sağlık nemenem bir şeydir. Bir diğer adı ‘afiyet’tir, bir ömür yalvar yakar Allah’tan en çok istenecek şeydir. Bir yaştan sonra kafaya tokmak yemiş gibi anlıyorsunuz. Eğer sağlığınız yerindeyse ayağa tekrar kalkar, o adanın altını üstüne getirir, o adayı ‘adam’ edersiniz ya da o adayı terk edersiniz. Size ada mı yok?

İkincisi, Huzur: Sağlık da gidebilir. Boşverin, fani dünya. Vefalı yar yok. Daha mühim şeyler var hayatta. Huzur gibi. Huzurunuz varsa, timsahlarla çevrili o ada dahi cennetten bir bahçe olur. (Tabii polyanna kafası deniyor bu kafaya, kolay bir şey değil. Herkes evinde denemesin! Timsahlar falan...)

Üçüncüsü, İnsan: Hayır, tabii ki yemeyeceksiniz! (Gerçi çok zorda kalırsanız yiyebilirsiniz; nasıl olsa insanlıktan çıkarak birbirimizi yiyip bitirmişliğimiz vakidir.) İnsan derken bir çift muhabbet edecek ve bir dayanak- destek olacak omuzdan bahsediyorum.

Sağlığınız ve huzurunuz iki nankör kedi gibi sizi terk ettiğinde, kısacası akıl sağlığınız tehlikedeyken... O ‘insan’ın kıymetini bilmem ki kelimelerle anlatabilir miyim? “Hayır sen delirmedin! Ve “Bu ıssız adada yalnız değilsin!” diyecek biri... Aileden birine ya da gerçek bir dosta ne ihtiyaç duyulur tam bu sırada...

Editörüm “Kore, bu yazının neresinde?” demeden hemen bağlıyorum konuyu Kore’ye. Bu sıra reyting rekorları kıran iki dizimiz var. Kendimi ıssız adaya düşmüş gibi hissettiğim günlerde karşılaştım bu dizilerle. Beterin beteri varmış diyerek teselli buldum. İlki, ‘Uncontrollably Fond’. Korecesinden ‘Düşüncesiz Düşkünlük’ diye garip bir şekilde çevirebileceğim bu dizinin konusu üç aylık ömrü kalan bir top star hakkında. Üç ayını kiminle ve nasıl geçirmek istediğine karar veren starımız, diğer ömrü az kalanlar gibi gurur yaparak sevdiklerini terk etmiyor. Sağlığım nasıl olsa gitti, bari sevdiğim insanlarla huzurlu bir şekilde öleyim diyor ve uzun zamandır küs olduğu annesi ile uzun zamandır haber alamadığı ilk aşkıyla birlikte olmak için çabalıyor.

Diğer dizimiz ise W. Bir çizgiroman karakteri olan kahramanımız gerçek dünyaya gelir ve yazarıyla yüzleşir. Bütün ömrü boyunca uğraştığı her şeyin kumdan bir kale olduğunu ve başkaları yıkmak istediğinde yıkılacak kadar yalan bir hayatı yaşadığını öğrendiğinde dünyası başına yıkılır.  (Hayatın sahteliği ve insanların sadistliğiyle elbet hepimiz bir gün karşılaşırız. Şimdiden not alın: İşte o gün “Beterin beteri var” deyip de teselli bulamayacağınız bir gündür. )

Yazarımızla yüzleştiğimiz gün biz de sorsak mı arsızca, sağlık-huzur neyse de “Neden benden insanları aldın?” diye. “Ben ne çok sevmiştim onları, ne çok sevmiştim.” diye...

İşte sırf bu yüzden, “Issız bir adaya düşsem, ne sağlık ne huzur, insanda da gözüm yok artık!” diyorsanız, siz de haklısınız. Issız adaya düşersek, oturup bir kıyısına, derin derin düşünmek gerek. “Bu ıssız adaya neden düştüm? Nasıl geldim buralara?” diye. Uzun zamandır yapmadığınız bir şeyse oturup da düşünmek, düştüğünüz ıssız adanızda timsahlarla boğuşmak ya da bir Cuma aramakla vakit kaybetmeyin. Özeleştiri zamanıdır. İnsanın kendiyle yüzleşme zamanıdır. Oturup düşünün bakalım. Bu ‘üç tarafı denizlerle kaplı olan’ ada, hep ıssız mıydı? Ne ara bu kadar ıssızlaştı diye...

NOT: Issız adamda değil ama sessiz odamda günlerce düşündüm. Issız adaya düşmüş, ömrüm üç ay kalmış gibi. Her şey yalan, her şey sahte gibi... Buraya gelip yazmam uzun zaman aldı. Bu uzun aradan dolayı her okurumuzdan tek tek özür diliyorum. Ayrıca bu yazının ıssız adaya düşenlere bir nebze teselli olmasını umut ediyorum.



Bu yazı 1030 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Zeynep göçmez
08-09-2016 07:25:00

Belki herkes aynı dizileri izliyor ama farklı sonuçlar çıkarıyor bu yazıda bana benzer çıkarımlar yapan birini gördüm arkadaşlarıma dizilerden cıkardığım sonuçları anlattığımda nerdeyse hepsinden aldığım cevap şu ben kafam dağılsın diye izliyorum izledikten sonrada unutuyorum madem değerli vaktimizi ayırıp izliyoruz neden hem kafamızı dağıtıp insanı değerler üzerine düşünmeyelim her kitap ğer dizi film bir gizemli bence konusu fantastikte olsa size ait birşeyler vardır içinde yazarın senaristin her ne kadar size anlatmak istediği bişeyler olsada hayatınızda neyi değiştireceğine siz karar verirsiniz bu yüzden izlediğim ve anlam çıkardığım hiçbirşeyi unutmadım çünkü hepsi hayatımda bir düşünceye yön verdi ve onlarla hayat buldu o yüzden aynı şeyi yapan insanları aynı kategoriye koymamak gerek herşey sizin iç dünyanızın rengine bulanır içiniz hangi renkse onu yansıtırsınız ..vefalı dost yorumunuza kesinlikle katılıyorum birgün yabancı bir ülkede telefonumu çaldırmıştım yanımda eski sadece aramaları cevaplayan bir telefon ve hattım vardı hava eksi 20 derece kaybolmuştum 3 saattir yürüyordumneden kimse beni aramıyor diye düşünürken kendimi çok aciz ve çaresiz hissettim o an en sevdiğim arkadaşımı düşündüm eğer yanımda olsaydı bu olayın unutulmaz bir anımız olacağını düşündüm beni hüzünlendiren bu an o yanımda olsaydı sadece birçok özel hatıramızdan biri olacaktı ve hatırlayınca tebessüm edecektim. .

YORUM YAZ



3 + 3 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER

Güney Kore denince akla ilk hangi marka geliyor?


SON YORUMLANANLAR HABERLER
YUKARI