Bugun...
Reklam
Reklam
İçki, Kore'de sevap mı?

F. Betül Salmanoğlu Kore'den Notlar
koredennotlar@gmail.com
facebook-paylas
 


İçkinin sevap olmadığı malum. En azından bize gelen bilgilere göre... Ama sanki sevapmışçasına içilen bir toplumda yaşıyorsanız, aklınıza arada bir gelmiyor değil hani: Acaba sevap da, biz mi bilmiyoruz? diye.

Çocukluğumda, dizi yokluğunda ‘Bizimkiler’ dizisini seyrediyordu tüm Türkiye. İçkinin rahatça içildiği ilk dizi diye hatırlıyorum. İçkiye bakış açısının yavaşça değiştiği bir dönem olmuştu böylece. Muhafazakar kesimden eleştiren çok olmasına rağmen, hayattan hikayesine hemen herkes oltadaki yeme takılan balık gibi uzun süre kapılmıştı.

Ülkemizde sadece dindarların kınayarak baktığı bir şey değildir içki. Yuva yıkan özelliğini kundaktaki çocuk bile bilir. Şişede durduğu gibi durmayan bir ‘meret’tir içki. Affınıza sığınarak ‘meret’ diyorum çünkü bizde içkiye içki denmekle kalmamış, birçok isim takılmıştır. Meret, zıkkım( Kelimenin kökü Arapça zakkum kelimesinden gelmektedir. Zakkum ise cehennemde yetişen bir bitkidir ve cehennemliklerin yiyeceği olarak bilinir.), zıkkımın kökü... Bu kelimelerle bile içkinin kültürümüzdeki yerini görmek mümkün.

Bizde içki içen kavgaya meyillidir. ‘Adam gibi edebinle içsene’ denir ama şişede durduğu gibi durmaz işte. Tüm içtekiler bir nara ile patlak verir. Mahalleli rahatsız olsa da çıkıp da bir çift laf edemez kimse. Sarhoş adamda deli kuvveti olduğuna inanılır. Korkulur sarhoştan. Eve gelip karısını çocuğunu döven tiplere mahalleli sarhoş der, ayyaş der, berduş der arkasından. İçkiyi hemen hemen her gün içene iş verilmez, kız verilmez.

Bir de tövbekarlar vardır. İçkiyi bırakanlar, artık içmeyenler...Tövbekar kelimesini kullanmamız da kültürümüzün bir parçası. Altyapısı dine dayanır. İçki öyle olduğuna inansın inanmasın bir neslin bilinçaltına günah olarak yerleşmiştir. Gerçi, yeni nesilden bihaber olduğum için bu söylediklerim yeni nesli kapsamıyor.

Kore’ye gelirsek, dizi ve filmlerden anlayacağınız üzere kimsenin (buna koyu hristyan ve koyu budistler de dahil olmak üzere) içkiyi günah olarak algıladığı yok. Günahı bırakın sağlığa zararlı olmasından bile bahsetmiyor kimse. Sigaranın bile aşırı derecede kınandığı bu ülkede alkol krizine girmek çok sıradan bir şey. İçki bu yüzden her yerde. Markette karton kutuda satılan halini bile görebilirsiniz. (Allah’tan tamamen başka bir reyonda da, süt diye karıştırıp almıyoruz.) Alkol, Avrupadaki gibi, çok masum bir şey olduğundan, çocukların yiyeceği pastaların, çikolataların içine bile konabiliyor. Ayrıca balığın kokusu gitsin diye balığı alkole yatırabiliyorlar.

İçki burda bir kaynaşma vesilesi. (1. İçki 2. Sauna) Normalde oturup konuşmaya, içini dökmeye çekinen insanlar yarı ayık kafayla birbirlerinin en saçma halini görerek can yoldaşı-bir çeşit sırdaş-yakın arkadaş olabiliyorlar. Arkadaş olup yakınlaşmak istendiğinde hemen birlikte içki içmek teklif ediliyor. İçki sevapmışçasına içen bir toplum Kore. Rusya gibi ısınmak için de içmiyorlar. Stresli olan, kederli olan, yalnız kalan, bunalan, bir derdi olan, unutmak isteyen ya da tam aksine bir şeyi kutlayan, sevinçli olan herkes ama herkes içiyor. İş çıkışı içmekse adetten. Gerçi geçen senelerde bir kamu spot reklamı televizyonlarda boy göstermeye başlar başlamaz, herkesin ilgi odağı olmuş, sanki toplumda toplu bir silkinme başlatmıştı. Babaların iş çıkışı arkadaşlarıyla içmeye gitmeyip de, direkt eve gelmelerini isteyen küçük çocukların başrol oynadığı bu reklam filmi gibi son yıllarda kamu spot reklamlarında 'İçkiyi azaltalım.', 'İçki içmeye zorlamayalım.' kampanyasına benzer kampanyalar gitgide artmakta. Yine de -bu reklamlara rağmen- üniversite gezileri sadece içmek için yapılıyor diyebiliriz. Özellikle üniversitede okuduğum zamanlarda farkettiğim bir şey vardı ki içmeyen dışlanıp hor görülebiliyordu. Bu yüzden içki içmeyen yabancılar arkadaşlık kurmada zorluk çekebiliyor, toplu aktivitelere içki yüzünden katılamayınca grubun bir parçası olamıyorlardı. Bu durum bugünlerde biraz değişmeye başlamış olacak ki, artık bazı toplantılarda yakanıza ‘İçmiyorum’ kartı takınca sizi kimse içmeye zorlamıyor. İçmeye zorlamanın kabalık olduğunu düşünenler de gitgide çoğalıyor. Bazı erkekler hala içkiye dayanıklı olmanın güçlü bir karakterin göstergesi olduğunu düşündüğünden içkiye dayanıklı olmayanları küçümseyebiliyorlar. Kadınların bu açıdan şaka yollu horlandığına da belki dizilerde şahit olmuşsunuzdur. Hatta sırf bu yüzden kadınlara özel hafif içkiler bile üretilmiş Kore’de.

İş çıkışı zil zurna arkadaşlar yüzünden meydana gelen trafik kazalarını aza indirmek için yeni bir iş sektörü de doğmuş son 20 yılda. 대리운전, Vekil şoför. Telefon numaraları sırf sarhoş kafayla hatırlanabilsin diye akılda kalacak şekilde kısacık yapan -mesela 1441 1441- bu şirketlerin sağladığı şoförler, sizi içtiğiniz mekandan evinize kadar kendi arabanızda götürüyorlar. Buna da bir çok dizide şahit olmuşsunuzdur zaten.

İçki kültürü diye bir şey var. Bizdeki çay kültürü kahve kültürü gibi... Bu kültürü 18-19 yaşına giren- belki bazen daha erken- çocuklarına bizzatihi babalar tanıtıyor. ‘Başka yerde öğreneceğine gel benden öğren’ diyerekten... Çünkü Kore’de de ‘edebiyle içmek’ diye bir şey var. Mesela bir büyüğün yanında kafanıza bardağı dikemezsiniz, illa ki kafanızı yana çevirip içmek zorundasınız. Ayrıca içkiyi bardağına doldurmak diye bir şey var ki bu da bir çeşit saygı ifadesi. Önce küçük -ya da çalışan- büyüğün -ya da patronun- bardağına içki doldurarak saygısını gösterir, sonra da büyük küçüğün bardağına içki doldurarak sevgisini gösterir. Tabii bu durumun tam tersini görmek de mümkün. 

Son olarak Kore’nin bir Asya ülkesi olduğunu hatırlatmak lazım. Stresini dışa vurarak atamayan bu toplum, topluca çareyi içkide bulmuş durumda. Bizimle en büyük farkı şu ki, içkiyi gerçekten edebiyle içmeye çalışan büyük bir oran var. Yolda kimseye laf atmadan, kavga çıkarmadan, nara savurmadan kendi başına kendi halinde sokağın bir köşesine sızan naif insanlar, bizim düzenli içicilerimizle kıyas bile edilemez.



Bu yazı 3041 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



3 + 1 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY

Güney Kore denince akla ilk hangi marka geliyor?


SON YORUMLANANLAR HABERLER
YUKARI