Bugun...
Reklam
Reklam
'C'est si Bon' ile ortaya çıkan yeni komedyen

F. Betül Salmanoğlu Kore'den Notlar
koredennotlar@gmail.com
facebook-paylas
 


Kemal Sunal’ı niye sevmiştik? Sadri Alışık nasıl hem güldürebiliyor, hem ağlatabiliyordu bizi? Şener Şen neden her girdiği projede ekrana kilitliyor seyirciyi? Bir komedyenin en sevdiğim yönüdür insanı kahkahalara boğduktan hemen sonra gözyaşları içinde bırakabilmesi... Çünkü şu dünyada sevinç olduğu kadar hüzün, hüzün olduğu kadar da sevinç var. Bunu en iyi yansıtan da en iyi komedyenliğe adaydır benim gözümde...

Güney Kore’nin sevilen ve aranan komedyenlerine bakınca da bunu görebiliyoruz. Halktan, içten bir karakter olmak gerekiyor illa ki... Şöhreti ‘Cevap Ver 1994’le garanti altına alan Jong-u’yu dizinin ilk bölümünde görünce halktan bir karakter olmasına rağmen başrole hiç yakıştıramamış, yönetmenin oyuncu seçimini bayağı bir eleştirmiştim. Busan aksanını başarıyla kullanması benim gibi birçok seyircinin de dikkatini çekmiş, sıcak ve samimi oyunculuğuyla takdirlerimizi toplamıştı. Busan erkeğinin görünüşte kaba ama arkadan koruyup kollayan yapısını karakterine iyice yansıtmış, hayran kitlesini bu rolle kendine bağlamıştı.

Bu diziyle kendini ne kadar sevdirdiği arkadan gelen reklam filmlerinden de anlaşılıyordu. Dizinin sonlarına doğru oynadığı itaatkar koca rolü üstüne yapışmış, reklam şirketleri de bunu iyi pazarlamıştı.

Geçtiğimiz aylarda Jong-u bambaşka bir karakterle çıktı karşımıza. Ne figüran olduğu günlerdeki mafya karakteri ne de meşhur olduğu günlerdeki Busanlı karakteri... Elinde gitarıyla, 70’lerdeki bir müzik grubunun vokali olarak ‘C'est si Bon’ filmine davet etti bizleri.  

Film adını 60’lı 70’li yıllarda genç müzisyenleri sahneye çıkartan gazinodan almış. 60’ların sonunda bu gazinoda meşhur olan 3’lü folk müzik grubunun hikayesi bu. Jong-u da bu müzik grubuna pek hevesli olmasa da, sadece sevdiği kızın gözüne girmek için katılan Oh Guen-tae adında genç bir yetenek...

Jong-u’yla yapılan son röportajların birinde filme 3 ay kala gitar eğitimi aldığından bahsediyor. Ben de Koreli aktörler hakkında hüsn-ü zann etmiş, ‘Aktörlerin oyunculuk eğitiminden önce müzik eğitimi alma şartı var herhalde.’ diye düşünmüştüm. Güney Kore’de 4-5 yaşlarında başlayan piano eğitimini düşünürsek; bu, olası bir ihtimaldi. Meğer sırf bu film için eline ilk defa gitar almış. O zamanların sevilen şarkısı ‘Ben ona her şeyimi vereyim’ (난 그대에게 모두 드리리) şarkısıyla müzik ziyafetinde kendine düşen payın da hakkını vermiş.

Jong-u röportajın devamında ‘Cevap Ver 1994’ deki Busan şivesinin sırrını da paylaşıyor. Ailesinin Busan’daki kitapçısında sinema aşkıyla dolup taşarken sinema dergilerinin en arka sayfasındaki oyuncu seçme mülakatlarını takip eder, birinden diğerine koştururmuş. Busan şivesi o zamanlara dayanıyor.

Kemal Sunal gülüşü, Sadri Alışık bakışı, Şener Şen ciddiyetini gördüm ben Jong-u’da. Kore halkı da Seul sokaklarını reklam panolarıyla kaplayan Lee Min-ho yerine, dış görünüşüyle mütevazi olan böyle sanatçıları bağırlarına basarken onda ne görüyor acaba? Büyükler oğul gibi, küçükler abi gibi, yaşıtları da arkadaş gibi görüyor olmalı ki, Kore gibi yüz güzelliğine önem veren bir ülkede birçok yakışıklı aktör yerine başrolü kapmış. Ne diyelim, diğer çalışmalarında da iç güzelliğini yansıtacak ve bunun önemini vurgulayacaksa yolu açık olsun!



Bu yazı 1625 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Sengul
26-03-2015 17:56:00

Dogal olmak...Yapmaciktan uzak...Boyle olanlar bence daha bir benimsenip daha bir kabul goruyor boylesi makbul..Bu yuzden karakter oyunculugu ..... komedyenler daha seviliyor...Guzellik gelip gecici...

YORUM YAZ



3 + 9 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER

Güney Kore denince akla ilk hangi marka geliyor?


SON YORUMLANANLAR HABERLER
YUKARI