Bugun...
Reklam
Reklam
Bir Anneyi Kızdırma!

F. Betül Salmanoğlu Kore'den Notlar
koredennotlar@gmail.com
facebook-paylas
 


Küçükken bisikletli sokak serserileri tarafından yolum kesilip yere düşürülünce koşa koşa eve gitmiş, gözyaşları içinde anneme durumu anlatmıştım. Annemse tamire götürmek için kenara koyduğu yeşil deri bavulunu kaptığı gibi sokağa fırlamıştı. Önüne çıkan her bisikletli çocuğa bavulunu sallıyor, ‘Bu muydu?’ diye sormasına rağmen, cevabı dinlemeden devam ediyordu. O gün biraz utanmış, bir hayli de korkmuştum. Fakat en çok da içimi bir güven kaplamıştı. Başıma ne gelirse gelsin, ‘Bu savaşçı ruhlu kadın, kiminle ve kaç kişiyle dövüştüğüne bakmadan beni korur yahu! ‘ tarzında bir güven...

Acziyetiniz son demlerine ulaştığında, sığınacak bir koy ararken, hep biriyle kesişir gözleriniz. Size kızsa da, sizi yerden yere vursa da, yalnız bırakmaz, arkasını dönüp de çekip gitmez. Kulağınızı çektikten hemen sonra, başınızı okşar ve ‘Neden daha önce aramadın?’ diye bir sitem savurur sesinin en tatlı tonuyla. Maddi manevi gücü yetmeyen, evladının derdine derman olamayan çok anne gördüm şimdiye kadar. Hiçbiri pes etmiyordu. Bırakıp da gitmiyordu. ‘E benden de bu kadar, denedim olmuyor.’ demiyordu. Ya dua dua yalvarıyor ya da çömelip evladının yanına, hıçkıra hıçkıra ağlıyordu her biri. Zaten bazen tek ihtiyacımız olan da budur. Bizim üzüldüğümüz kadar üzülen, bizim gözyaşı döktüğümüz kadar gözyaşı döken birinin her ne pahasına olursa olsunhemen yanımızda yer alması, tekrardan ayağa kalkmak için güç verir kuvvet verir, umut ve ümit verir bize.

Beni bu düşüncelere salan iki hafta önce ekranlara merhaba diyen ‘Angry Mom’ (Kızgın Anne) adlı dizi oldu. Güney Kore’nin pek de küçümsenemeyecek bir problemi olan ‘sınıftaki bir çocuğu yalnız bırakma, dışlama’ konusunu işliyor dizi. Dışlanan çocuğun en yakın arkadaşıysa ne kadar yardım etmek istese de çaresiz kalıyor ve bunalıma giriyor. Bunalıma giren kızımızın annesi olayların iç yüzünü araştırsa da bir netice alamıyor ve kızını nasıl koruyacağını düşünürken aklına çılgınca bir fikir geliyor: Liseye öğrenci olarak girmek...

Lise yıllarına sahte bir kimlikle dönüş yapan annemiz kızını korumak için dövüş sanatlarından tutun da dedektifcilik oyunları dahil her yola başvuracak... Çaresiz bir annenin damarına dokunulursa ne kadar korkunç olabileceğini sanırım ileriki bölümlerde göreceğiz. Çocukların sistem içinde nasıl yalnız kaldıklarına, ne öğretmenlerin ne de ebeveynlerin bu duruma karşı koyamadıklarına çok yakından şahit olacağız. Kızgın anne her bölümde sisteme eleştirel göndermeler yaparken eğitime gönül vermiş eğitim sevdalıları için de iyi bir ders kitabı mahiyetini alacak gibi duruyor dizi.

Tavuğun yavrusu uğruna köpeğin karşısına geçip de efelendiğini duymayan yoktur herhalde. Kazların da yavrularının yakınına yaklaştırmadıklarını ve yaban kazı isminin nereden geldiğini kendi acı tecrübelerime dayanarak söyleyebilirim. Bir anneyi kızdırmayacaksın, o kadar! Yavrusu için deli olan bir varlık, esas ona dokunulunca nasıl deliye dönebildiğini bizatihi gösterir bize. Bu diziyle kendi anneniz ve onun sizin uğrunuzda yaptığı çılgınlıklar gelebilir aklınıza... Bırakın sizi tebessüm ettiren hatıralar su yüzüne çıksın. İyi seyirler...

***

Kıymetini bilemediğimiz ve hiçbir zaman da bilemeyeceğimiz eşsiz varlıklara selam olsun...



Bu yazı 2060 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Merve Agdag
01-04-2015 14:15:00

Başta ağlayacağımı düşünerek okumaya başlasam da gözlerim doluyken gülmenin tatlı hissini yaşattınız. Anneme bile tavsiye edebileceğim bir dizi sanırım. O zaman bütün ana-kızlara iyi seyirler :)

YORUM YAZ



7 + 7 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER

Güney Kore denince akla ilk hangi marka geliyor?


SON YORUMLANANLAR HABERLER
YUKARI