Bugun...
Reklam
Reklam
Koreliler cidden aceleci midir?

Ahmet Erkam Görmemiş Kore Gezgini
ahmeterkam@hotmail.com
facebook-paylas
 


Balli, Balli oseyo : Çok çabuk geliniz.
 
Kore’de yaşadığınızda duyacağınız en çok kelimelerden birisi "Balli(빨리)" dir.
Anlam olarak çabuk, hızlı demek. Yani ne yaparsan yap, hızlı yap… Çabuk gel, verilen işi çabuk bitir, hızlı yürü, çabuk ye, çabuk öde, vs vs vs.
 
Hele yabancı olarak eğer size göre yavaş olan bir şey varsa Koreliye “Balli” derseniz Koreli heyecanlanır hemen, işini hızlandırmaya çalışır. Tabi telaffuzunuzun iyi olması lazım: Net telaffuz Balli, çift B okunması gerekir. Korecede sert L telaffuzu olmadığı için L harfini yumuşak şekilde çıkarırsanız tamamdır, hele bir de sonundaki i harfini uzatırsanız tam Koreli olursunuz netekim :D
 
Peki nereden geliyor bu hız? Tabi ki geçmişten. Ülke savaştan çıkınca Koreliler kendi durumlarını başka ülkelerle karşılaştırdığı zaman her şey de çok geç kalındığı düşüncesi hasıl olmuş. Yani düşünün, 1953’de dünyanın en fakir ülkesi GANA’imiş, Güney Kore ise onun sadece bir basamak üstünde. Ekonomik göstergeler bu kadar negatif olunca uzun vadeli yatırımın ilk basamağı eğitim olduğu için her şey daha da önem kazanmış. Savaştan sonraki 25 yılı kısa şekilde özetlersek, eğitimde başlayan o hızlı hareket her şeye yansımış. 1975’den sonra da hızlı şekilde eğitilmiş olan toplum, altyapısı çok mükemmel olduğu için yine çok hızlı şekilde ekonomik olarak da yukarıya doğru tırmanmaya başlamış.
 
Sizi rakamlara fazla boğmayacağım bu yazıda. (Çünkü ekonomik rakamlarla büyüme düzenlenmeyi bekleyen başka yazımızın konusu) Siz sadece Avrupa ülkelerinin 100 yılda ancak yapabildiğini Güney Kore sadece 25 yıl gibi kısa sürede yapmış dersem, sanırım gelişmedeki o hızı hayal edebilirsiniz. Şu anda Kore’de kişi başına düşen milli gelir 32.000 USD. Sizce de çok Balli-hızlı değil mi?
 
Gelişmeyi bu kadar hızlı kateden ülkede “Balli” kelimesinin günlük hayatta da çok önemli yeri var. Bu nedenle acelecilik tüm hayata, her şeye yansımış. Bu kelimenin zıddı olan, ama bizce pek de olumsuz gözükmeyen yavaş (느리다) kelimesini, Türkiye’deki eski şirketinizden aldığınız referans mektubunda sizin hakkınızda yazdığını hayal edin. Kore firmasında kesinlikle işe giremezsiniz. Şirkette, veya kurumda eğer işi yavaşlatan birisi varsa herkesin hedefi haline gelir. (Duyuyorum bizde de böyle diyenleri uzaktan…Yapmayın arkadaşlar Allah aşkına, resmi daireleri bile göz önüne getirin diyeyim, işimizi ne kadar hızlı çözüyorlar? Henüz biz git yarın gel devirlerini geçemedik biliyorsunuz.)

 

İşte bu aceleci hareketleri metro kullanan Korelilerde de görürsünüz. İnerken de, binerken de çok hızlı hareket ederler, hatta bazen koşan Korelileri de görebilirsiniz. Ben de ilk geldiğimde metroya binerken koşanları pek anlamazdım. Ama aradan birkaç yıl geçince ben de metrodan indiğimde farkında olmadan koşmaya başlamışım. Halbuki bir yere geç kalmamış olmama rağmen. Uzun yıllar yaşayınca siz de mecburen yerelleşiyorsunuz, yani Korelileşiyorsunuz :D

Ne demişler, Run, Forrest Gump Run…!!!

(Sizden ricam eğer bir gün Kore’ye gelirde metroya binerseniz, inerken veya binerken size bir Koreli hafif çarparsa lütfen kızmayın. Pek anormal bir hareket değildir o burada. Ya da siz de hızlı hareket edin :D aynı Koreli gibi)
 
Peki diyeceksiniz bunlar bu hızla trafikte de her gün N tane kaza yapıyorlardır. Aristo mantığı ile dediğiniz doğru, ama; şaşırırsınız her şeyi yapmakta aşırı aceleci davranan Koreli, trafiğe çıkınca süt dökmüş kedi gibi oluyor. Yavaş, sakin, nazik, bağırma, çağırma, korna sesi, yok. Peki nereye gitti bu “Balli” kelimesi trafikte?
 
Koreliler dengeli insanlardır nerede hızlı nerede yavaş hareket edeceklerini çok iyi bilirler. Ne kadar da bize benziyorlar(!) değil mi? (Gülmeleri duyar gibiyim) İşin içine insan hayatı girince Kore’de herkes birbirine çok saygılıdır. Bekler, arkadan sizi korna sesi vs. ile rahatsız etmez.Yani Kore’de kimsede bagajda sopa taşımaz…
 
Korna sesi demişken 3 sene önce İstanbul’da karşıdan karşıya geçerken, ışık kırmızıdan yeşile geçince, 4.sıradaki aracın kornanın sonuna kadar basıp öndeki araçları rahatsız etmesini halen unutamam. Bakın birinci, değil, ikinci değil, taaa dördüncü sıradaki araç. İşte biz de her şeyde çok yavaşız, ama trafikte içimize başka şeyler girer, canavar olur çıkarız, değil mi? Hepimiz bundan şikayetçiyiz ama hiçbirimiz çözmek için kılını kıpırdatmaz.
 
Nasıl mı çözülür? Keşfedilmiş Amerika, boşuna uğraşmayalım, küçükten itibaren verilecek net eğitimle...

Aynen Güney Kore de olduğu gibi.

 
Ne demişler, "Dozunda endişe, başarı getirir."
 
Güney Kore’de dozunda ve yerinde hız da başarı getirir.
 
 
Şinsa'nın en güzel kahvecilerinden birisinden selamlarımla…



Bu yazı 991 defa okunmuştur.

YORUMLAR
2 Yorum

Öznur Nahit
06-02-2016 13:33:00

Çok haklı

Serap
18-12-2015 03:45:00

Yaziyi okuyunca beyzbolun hic sevilmedigi bir ulke olan Turkiye'de dunyada en fazla beyzbol sopasinin satildigini okudugum aklima geldiㅋㅋㅋㅋ

YORUM YAZ



7 + 8 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER

Güney Kore denince akla ilk hangi marka geliyor?


SON YORUMLANANLAR HABERLER
YUKARI